Fon Krizinin Ardından Büyük Değişim! SPK ve BDDK'da Köklü Düzenleme Geliyor
Yatırım fonlarında yaşanan krizin ardından SPK, BDDK ve ilgili kurumların kanunlarında köklü değişiklik hazırlığı yapılıyor. Usulsüzlüklere hızlı müdahale yetkisi genişletilecek, manipülasyon cezaları artırılacak, zararın sorumlulardan tahsili için hukuki altyapı kurulacak.
Yüz binlerce yatırımcıyı etkileyen yatırım fonu krizinin ardından sermaye piyasalarını denetleyen kurumlarda kapsamlı bir yeniden yapılanma gündemde. Edinilen bilgilere göre Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve ilgili kurumların kanunlarında değişiklik yapılması planlanıyor. Düzenlemeye son şeklin ise Devlet Denetleme Kurulu'nun (DDK) hazırlayacağı raporla verileceği belirtiliyor.
Fon sürecinde en fazla eleştirilen kesimlerden biri olan bürokrasiye yönelik düzenlemeyle, ihmal ve suiistimali tespit edilenlerin görevden men edilmesi de gündemde.
Gizli soruşturma bilgisi kimlere sızdı?
Tartışmaların merkezinde, savcılığın 19 Ağustos'ta SPK'ya gönderdiği yazı ile 17 Eylül'deki tasfiye kararı arasındaki süreç yer alıyor. Bu dönemde gizli soruşturmadan kimlerin haberdar olduğu ve içeriden kimlere bilgi sızdırıldığı sorgulanıyor. DDK'nın bilgi sızdırıldığını tespit etmesi hâlinde, ilgili kişilerin de soruşturma kapsamına alınacağı ifade ediliyor.
Ayrıca fonun değerini artıracak ya da düşürecek hamleleri önceden öğrenip çöküş öncesinde büyük kârlarla sistemden çıkan fon yöneticileri, şirket yetkilileri ve bu yapıya erişimi olan kişiler hakkında da soruşturma yürütüleceği belirtiliyor.
SPK'ya hızlı müdahale yetkisi
Hazırlanan düzenlemeyle SPK'nın piyasadaki usulsüzlüklere çok daha hızlı müdahale edebilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda kurulun geçici işlem yasağı koyma, varlıkları koruma altına alma ve portföy dondurma yetkilerinin genişletilmesi planlanıyor. Hisse senedi yoğun fonların alım ve satım süreçlerinde mevzuat, operasyonel kurallar ve piyasa yapısından kaynaklanan kısıtlamalar da yeniden değerlendirilecek.
Planlanan başlıca düzenlemeler
- Yatırım fonlarındaki mağduriyetlerin giderilmesi ve zararın doğrudan sorumlulardan tahsili için hukuki altyapı oluşturulması
- Piyasa ihlallerine ve manipülasyona yönelik idari ve adli cezaların artırılması
- Gerçek yatırımcı ile manipülatörlerin titizlikle ayrılmasına yönelik düzenlemeler
- Görevini kötüye kullanarak ihmal ve suiistimalde bulunanlara ağır yaptırımlar
- Sorumluluğu bulunan üst düzey bürokratlara görevden men cezası
- Hisse alım ve satımlarında kademeli sınırlar getirilmesi
- Yeni denetim mekanizmaları ve bir risk merkezi kurulması
Neden köklü bir değişiklik gerekiyor?
Fon krizinin ortaya çıkışı, mevcut denetim sisteminin olası manipülasyonları zamanında fark etmekte ve müdahale etmekte yetersiz kaldığı yönündeki eleştirileri gündeme getirdi. Savcılık yazısıyla tasfiye kararı arasında yaklaşık bir ay geçmesi ve bu sürede bazı kişilerin fonlardan çıktığı iddiaları, kurumların karar alma hızının sorgulanmasına yol açtı. Hazırlanan düzenlemeyle hem denetim kapasitesinin güçlendirilmesi hem de kurumlar arasındaki koordinasyonun artırılması amaçlanıyor.
Fon Koordinasyon Kurulu'nun sürecin başından bu yana çalışmalarını kararlı şekilde sürdürdüğü, yasal düzenleme çalışmalarının ise DDK raporunun tamamlanmasıyla son hâlini alacağı belirtiliyor. Düzenlemenin kanun teklifi olarak Meclis'e gelmesi bekleniyor.
Yatırımcılara ödemeler sürüyor
Yapısal düzenleme hazırlıkları sürerken, tasfiye edilen fonlardaki yatırımcılara ödemeler de devam ediyor. Dokuzuncu Fon Koordinasyon Kurulu toplantısının ardından yapılan açıklamaya göre olağan ve olağanüstü tasfiyelerde toplam 100 fonda 247 bin 839 yatırımcıya 97,3 milyar lira ödendi. Ara ödemelerin bu hafta da süreceği, sıralamanın para piyasası fonlarından başlayarak en düşük paydan en yüksek paya doğru ilerleyeceği bildirildi.
Küçük yatırımcı için ne anlama geliyor?
Planlanan düzenlemelerin hayata geçmesi hâlinde, fon yatırımcılarının benzer krizlere karşı daha güçlü bir koruma altına alınması hedefleniyor. Özellikle denetim kurumlarına hızlı müdahale yetkisi verilmesi, olası usulsüzlüklerin büyümeden önlenmesine imkân tanıyabilir. Zararın sorumlulardan tahsiline yönelik hukuki altyapı ise mağdur yatırımcıların kayıplarını telafi etme yolunu açabilir.
Uzmanlar ise yatırımcılara, fon seçerken yalnızca geçmiş getiriye bakmamalarını, fonun yatırım stratejisini, portföy yönetim şirketinin geçmişini ve fonun risk değerini mutlaka incelemelerini öneriyor. Birikimin tamamını tek bir fona ya da tek bir yönetim şirketine bağlamamak da riski azaltmanın en temel yollarından biri olarak gösteriliyor.